:: İLÇEMİZ HAKKINDA BİLGİLER...
COĞRAFİ DURUM

Kazimkarabekir Ilçesi;  Konya-Karaman  Devlet yolu üzerinde Konya Ili'ne 85 km,Karaman Ili'ne 23 km. mesafede bir yerlesim yeridir. Ilçenin güneyinde Hadim, kuzeyinde Çumra, dogusunda Karaman, batisinda Güneysinir yerlesim birimleri  bulunmaktadir .                                                                                                               

           296.4 km2 lik bir alana sahip olan Ilçe Iç Anadolu Bölgesinin güneyinde  37°14' kuzey paraleli ve 32°57'dogu meridyeni üzerindedir. Ilçenin  denizden  yüksekligi 1030 metredir.   .. 

Ilçenin güneybatisinda yer alan Hacibaba dagi ( Busala  dagi ) 2481 metre yüksekligindeki zirvesiyle Iç Anadolu Bölgesinin Konya bölümünde en yüksek  noktadir   Kazimkarabekir'in güneybatisindaki Hacibaba Dagi ile kuzey  dogusundaki   Karadag  ( 2271 metre) volkan toplulugu arasinda genis asinim düzlükler uzanir.

Ilçenin sinirlari içerisinde yer alan  ve kuzeybati - güneydogu istikametinde uzanan Hacibaba Dagi Orta Toroslarla Iç Anadolu Platosunun birbirine baglandigi genis bölgesinde olup, Orta Toroslarin Iç Anadoluya dogru bir uzantisini teskil eder.

Bu  dagin  kuzey  yamaci  Konya  kapali   havzasina;  güney  yamaci   ise   Göksu Nehri vasitasi ile Akdeniz havzasina su gönderir. Dagin, güney ve kuzey yamaçlarinin gösterdigi bu özellik açisindan asimetrik bir topografya ortaya koyar. Bu asimetrik topografyadan dolayi dagin kuzey yamacinin akarsu sebekesi, güney yamacina  nazaran daha  az  gelismistir.   Y ani kuzey  yamaçtaki  derelerin hem debileri daha az, hem de boylari daha kisadir.

Bölgedeki  derelerin çogu mevsimlik geçici akarsulardir. Bu geçici akarsular kis ve baharda yagan  yagmur  ve eriyen  kar sularini güneydeki ovalara tasirlar. Dagin yamacindaki bu dereler, sahayi yer yer sarp  ve arizali bir sekile sokmustur. Dagin güney yamaçlarindan dogan yer alti kaynaklari Hadim  Ilçesinden dogarak Güneysinir Ilçesine bagli  Habiller  ve  Göcer köylerinden Akdeniz'e dökülen Göksu nehri'ne karismaktadir.

Ilçenin toplam 6 köyü mevcut olup, nüfus genellikle ilçe  merkezinde  toplanmistir. Ilçenin yerlesim birimleri; Batida Özyurt, Akarköy, Kizilkuyu, kuzeybatisinda Sinci, Dogusunda Mecidiye ve Karalgazi köyleri vardir. Köylerin ilçeyle  olan ulasimlari, Sinci Köyü 8 km. hariç tamamen asfalt yol ile saglanmaktadir.

Tipik karasal iklimin hüküm sürdügü bölgede yazlar sicak ve kurak, kislar soguk ve kar yagislidir. Kis aylarinda isi -21 °C, yaz aylarinda +38 °C ‘ye kadar yükselir. Bölgede ilk don tarihi Ekim ayi ilk haftasi, son don tarihi ise Mayis ayinin  ilk haftasinda görülmektedir.

Ilçenin kuzey kesimleri ilkbahar yagmurlariyla yeseren, yazin kurakligi   ve  sicakligiyla kuruyup sararan kisa boylu otlardan mütesekkil bozkir (Step) denilen bitki  örtüsüyle kaplidir. Hacibaba daginin kuzey yamaçlari bitki  örtüsünün  olmadigi  çiplak  yamaçlardir.

Mevcut bitki örtüsü de  oldukça zayiftir. Dagin kuzey eteklerinde bir zamanlar ormanlarin mevcut oldugu, fakat bazi yerlesim yerlerinin ormana yakin  olusu  neticesinde, kaçak kesim ve bölgede mera sahasinin yetersizligi dolayisiyla  asiri  otlama neticesinde zamanla büyük ölçüde tahrip edildigi anlasilmaktadir.

KÂZIMKARABEKIR ILÇESININ NÜFUS DURUMU:  

 Ilçemizin 22 Ekim 2000 Pazar günü yapilan (Kesinlesmemis olan) Nüfus  Sayimina göre toplam nüfusu 5.442'dir. Nüfusun 1.808' i  köylerde ve  3.634'ü  ise  ilçe  merkezinde yasamaktadir.

 1894 Konya Il Yilligina göre Ilçemizin nüfusu 1.836'dir. 1926 yilinda Milletvekilligi seçimleri için yapilan sayimda nüfusu  1.858,  1945'de  2.358,  1950'de 2.730,  1960'da 3.498, 1970'de 3.983, 1985'de 3.505, 1990'da 3.737 ve 1997'de 4.511' 2000'da ise 3.634'dür.                                                                                        

 Nüfusun az olmasinin ve nüfus artisinin istenilen düzeyde  olmamasinin baslica  sebepleri, ülkemizin çesitli yerlerinde, çesitli görevlerde  bulunan  hemsehrilerimizin  varligi  yaninda Konya ve Karaman Illerine yerlesim ile 300'e yakin ailenin yurt disinda olmasi gibi sebepler teskil etmektedir. Buna ragmen  son zamanlarda ilçemizde ciddi bir  sanayilesme kendini göstermeye baslamis,  bazi  fabrikalar  kurulmus,  bazilari  ise   faaliyete  geçmeye hazir  dururuma  gelmistir. Bu sanayilesme  hareketi  ve  Ilçemizde  Yüksek  okulumuzun açilmasi  ilçe nüfusu  artirmaya    baslamis  ve  böylece ilçemiz göç verir konumdan kurtularak göç alir duruma gelmistir.  

 Nüfusun  yaklasik  % 12'i  ögrencidir.  Bu  oranin  % 4'ü orta  ögrenim  ögrencisi,bir  o kadari da yüksek okul ögrencisi olup, nüfusumuzun okuma  yazma orani  %  99'dur.

Nüfusun % 90'ni tarim ile ugrasmakta iken sanayilesmeye paralel olarak   sanayide çalisan nüfusta her geçen gün artma görülmektedir. Geri kalan nüfus  ise  küçük  el sanatlari ve Kamu hizmetlerinde çalismaktadir.

TOPLAM NÜFUSUN BIRIMLERE GÖRE DAGILIMI :

Birimin Adi _____________:

Nüfusu ______:

            Kâzimkarabekir

3.634

            Akarköy

646

            Karalgazi

135

            Kizilkuyu

448

            Mecidiye

154

            Özyurt

353

            Sinci

72

T    O    P    L     A     M         :                    

5.442

 KAZIMKARABEKIR ILÇESININ IDARI DURUMU :

Ilçemize  Akarköy, Kizilkuyu  Karalgazi, Mecidiye, Özyurt, Sinci  köyleri olmak üzere toplam 6 köy baglidir.

Ilçemiz 21 Haziran 1989 tarihli Resmi Gazetede yayimlanan  15.06.1989  tarih ve 1578 sayili 4  Il ve  5 Ilçe Kurulmasi Hakkinda Kanun ile ilçe hüviyetine kavusmustur.

Ilçemize bagli köylerde  yerlesim   topludur. Köylerin mahalle,  mezra,  oba,  kom gibi bagililari bulunmamaktadir.

          Ilçe merkezinde alti mahalle mevcut olup, mahallelerin isimleri: Boyaci, Eminettin, Oba, Pazar, Emsal-Hayat ve Subasidir.         

  Ilçemize bagli merkez hariç Belediye teskilati  olan  yerlesim yeri  bulunmamaktadir.15 Haziran 1989 tarihinde hukuken kurulan Kâzimkarabekir Ilçesi, Konya Ili Derebucak Ilçesi Kaymakami Ahmet GÖÇERLER'in Kazimkarabekir Kaymakami olarak atanmasi ve 24 Agustos 1989 tarihinde göreve baslamasi ile  fiilen kurulmustur.

 

Kazimkarabekir

Tarimsal Istatistikler

ILÇENIN ARAZI DAGILIMI :

                           Ilçemizin toplam 34.594 Hektar olan arazi varliginin, %66,3 lük kismi olan 22.940 hektar alan kültür arazisi, %18,32 lik 6340 hektar Çayir- Mera arazisi, % 14,78 lik 5114 hektar Ormanlik arazisi, %0,57 lik 200 hektar alan ise ürün getirmeyen ve yerlesim alani olan kisimidir. Toplam Kültür arazisinin  % 19.8,'lik kismi  olan 4.533 hektar alan  sulanabilen arazi, % 80.2  ‘lik  kismi olan 18.407 hektar lik kismi ise sulanamayan arazidir.

Grafik A:Ilçenin Genel Arazi dagilimi

KAZIMKARABEKIR ILÇESI ARAZI DAGILIM CETVELI

Miktarlar Hektar olarak alinmistir.

Merkez

Akarköy

Özyurt

Kizilkuyu

Sinci

Karalgazi

Mecidiye

8.399

3.000

1.650

4.400

2.500

1.200

1.800

5.441

1.713

1.000

2.550

1.600

535

1.000

725

110

190

105

175

465

75

1.197,5

106,5

220

358

185

78

40

93

--

--

--

--

60

--

168

144

70

65

35

17

55

15

--

--

---

--

25

--

160

40

25

25

--

--

--

508,5

881,5

145

1.297

505

20

630

1.590

800

40

1.460

2.000

200

250

2.814

1.500

800

--

--

--

--

75

65

15

15

10

10

10

12.878

5.365

2.505

5.875

4.510

1.410

2.060

3.100

--

--

183

250

1.000

--

5.289

3.000

1.650

4.217

2.250

200

1.800

Grafik B:Kültür Arazisinin Köylere göre dagilimi

Grafik C: Kültür arazilerinin Sulanabilirlik durumu

Grafik D:Kültür arazisinin kullanis sekli

KAZIMKARABEKIR ILÇESI  ÜRÜN DAGILIMI VE TAHMINI ÜRETIM MIKTARLARI

EKILEN ÜRÜN ADI

EKILEN ALAN (Ha)

Verim (Ton/ Ha)

TAHMINI ÜRETIM(Ton)

Bugday

12400

4

49600

Arpa

6960

4

27840

Yulaf

120

2,5

300

Tritikale

15,7

2,5

39,25

Nohut

284

1

284

Fasülye(kuru)

507

2,5

1268

Seker Pancari

233

60

13980

Ayçiçegi

164

1,5

246

Kabak(çerezlik)

150

1

150

Kavun

10

20

200

Karpuz

100

32

3200

Domates

2,5

150

375

Misir (Dane)

260

10

2600

Misir ( Slajlik)

2,8

60

168

Fig (Macar)

10

20

200

Grafik F: Ilçede Ekilen Ürünlerin Dagilimi

KAZIMKARABEKIR ILÇESI MEYVECILIK DURUMU

MEYVE CINSI

TOPLU MEYVELIK  AGAÇ SAYISI

DAGINIK AGAÇ SAYISI

TOPLAM AGAÇ SAYISI

Meyve Veren

Meyve Vermeyen

Meyve Veren

Meyve Vermeyen

Meyve Veren

Meyve Vermeyen

Armut

--

--

1.200

155

1.200

155

Elma

5.100

6.000

2.500

1005

7.600

6005

Ayva

--

--

100

10

100

10

Erik

--

--

400

200

400

200

Kayisi

--

--

3.500

1000

3.500

1000

Kiraz

--

--

675

88

675

88

Seftali

--

--

1.000

404

1.000

404

Visne

--

--

800

200

800

200

Dut

--

--

100

15

100

15

Badem

--

--

1.000

-

1000

-

Ceviz

--

--

5

10

5

10

Üzüm

245 Ha

5 Ha

--

--

245 Ha

5 Ha

ILÇEDE BULUNAN TARIM ARAÇ VE GEREÇLERININ SAYISI

CINSI

Adet

Traktör

628

Biçerdöver

28

Römork

722

Traktör Pullugu

1.002

Mibzer

620

Harman Makinasi

155

Tirmik

332

Kültüvatör

740

Diskaro

45

Gübre Makinasi

584

Ilaçlama Makinasi

342

Selektör

2

Orak Makinasi

81

Yem Kirma Makinasi

5

Krema makinasi

145

Pancar Sökme Makinasi

28

Santrifüj Pompa

18

Motopomp

185

Derin Kuyu

133

Yagmurlama Tesisi

65

Su Tankeri

55

ILÇEMIZIN HAYVAN MEVCUTLARI

HAYVANIN CINSI

Merkez

Akarköy

Kizilkuyu

Mecidiye

Sinci

Özyurt

Karalgazi

TOPLAM

Koyun

7.750

1.250

720

950

950

1.6 50

550

13.820

Kil Keçisi

1.500

350

130

160

150

250

200

2.740

T.Keçisi

-

--

--

-

-

--

0

0

Sigir

213

151

22

2

4

24

-

416

AT

2

--

--

--

--

3

1

6

Katir

1

--

--

--

--

--

--

1

Esek

18

10

3

2

2

7

2

44

Kedi-Köpek

115

40

15

10

10

20

8

218

Tavuk

37.350

15.000

550

500

145

850

230

54.775

Hindi

200

100

50

45

25

50

35

505

Kaz

35

25

10

--

--

--

--

70

ILÇEMIZDE BULUNAN TARIM ISLETMELERININ DAGILIMI

ILÇEMIZDE BULUNAN TARIM ISLETMELERININ DAGILIMI

ISLETME TÜRÜ

ISLETME BÜYÜKLÜGÜ(Dekar)

ISLETME SAYISI(Adet)

Küçük

1-100

930

Orta

100-500

499

Büyük

500-Fazla

3

Toplam

1432

Grafik G:Tarimsal Isletmelerin dagilimi

                                                                   TARIMSAL SORUNLAR ve ÇÖZÜM ÖNERILERI

 1-Altyapi Sorunlari :

                         Yeralti sularindan azami derecede faydalanmak için kooperatiflesmeye geçilmesi, kurulmus olan kooperatiflerin ihtiyaci olan kuyularin açilarak hizmete sunulmasi, Sulama sistemlerinin gelistirilmesi, ve arazilerin tesviye edilmesi gerekir.

 2-Üretime iliskin sorunlar:

                        * Ilçemizde tarim yapilan arazilerin % 20' si sulanabilmektedir. Sulanamayan diger arazilerde yagisin az oldugu yillarda önemli derecede verim düsüklügü görülmektedir. Sulama yapilabilecek arazilerin belirlenerek buralara kuyular açilarak veya degisik kaynaklardan su temin edilerek bu alanlarin da sulamaya açilmasi ayrica sulama suyundan ve zamandan tasarruf saglayacak sulama sistemlerinin uygulanmasi gerekmektedir.

                         * Ilçemiz sürekli rüzgar alan bir bölgede olmasi sebebi ile rüzgar erozyonuna maruz kalmakta ve özellikle erken ilkbaharda tahil alalarinda zarar yapmaktadir. Rüzgar erozyonu ile mücadele açisindan ürün desenini degistirmek için bodur ve yari bodur elma tarimi hizli bir sekide ilçe tarimina hakim olmalidir.

                        * Ilçemizde hayvanciligin fazla yaygin olmayisindan dolayi mevcut mer'a lardan yeterince istifade edilememektedir. Mevcut durum yeni projelerle desteklenerek hayvancilik yayginlastirilmali ve meralardan daha fazla istifade edilmesi saglanmalidir.

 3-Tarimsal girdilere iliskin sorunlar :

                         Tarimsal girdilerin pahali olmasi nedeniyle ekim zamaninda yeterli kaynak ayiramayan çiftçiler yeterince ürün ekememekte veya yeterince ilaçlama ve gübreleme yapamamaktadir.

4- Elde edilen ürünlerin pazarlamasin da  sikintilar çekilmektedir. Ürün pazarlama Birlikleri  gibi degisik çiftçi tesekkülleriyle pazar bulma ve pazarlama daha organize ve toplu yapilmalidir.

 

EĞİTİM ( ILÇE MILLI EGITIM MÜDÜRLÜGÜ )

a) Çesitleri sayilari  ve adlari, açilis tarihleri (kisaca tarih)

          Ilçe Milli Egitim Müdürlügümüze bagli  Ilkögretim okullarindan  Egitim- Ögretim  yapilanlarin sayisi 5 dir . 3 köy okulumuz ögrenci azligi nedeniyle kapali  olup , bunlardan  2 si  Ilçemiz Ilkögretim okullarina  1 si ise   Il Milli Egitim Müdürlügü tarafindan  Kisecik  kasabasina tasinmaktadir.  Ortaögretim düzeyinde  Erkek Teknik ögretim Genel Müdürlügüne bagli  bir Çok Programli Lisemiz  mevcuttur. Halk Egitimi Merkezi Müdürlügümüz  vardir.

b)   Yukarida  belirtilen  okul ve kurumlarimizin  adlari açilis  tarihleri  (Kisaca tarihçeleri)

     1- Kazimkarabekir Ilçe Milli Egitim Müdürlügü   :       Kazimkarabekir'in  Ilçe  olmasindan sonra  25.08.1989 yilinda  Ilçe Milli Egitim Müdürlügü kurulmus ve Kazimkarabekir Ilkögretim Okulu bünyesinde  görevine baslamistir. 1995 yili Agustos ayindan itibaren Hükümet Konaginin 3. Katinda  hizmetine devam etmektedir. Müdürlügümüze ait araç bulunmamaktadir.

     2-Kazimkarabekir Ilkögretim Okulu   :  Ilçemizin tarihi en eski okullarindan biri olan bu okulumuz  1944 yilinda hizmete girmistir.  Ilçede ilk defa  1932 yilinda çarsi içinde  bir yerde açilmis, 1940  yilinda bugünkü  binanin temeli atilmis  1944 yilinda bitmis  ve okul buraya tasinmistir.  zamanla  onarim görmüs ancak ihtiyaca cevap veremeyecek  duruma geldiginden ayni okulumuzun bahçesine 14 derslikli yeni bina yapilarak  16.12.2002 tarihinde

 egitim-ögretime yeni binamizda baslanilmistir.

3- Piri Reis Ilkögretim Okulu Merkez Okullarimizdan olan bu okul , 1971 yilinda Devlet vatandas isbirligi ile baslanilmis 1975 yilinda tek katli olarak yapilip 1975-1976 ögretim yilinda  Egitim-Ögretime açilmistir. 1997 yilinda Binaya ek olarak Ilçemizdeki Kombassan  Holding tarafindan  ek  sinif ,kazan dairesi  , ögretmen ve ögrenci VC si  yaptirilip. 1998 yilinda Devlet tarafindan ikinci kat ilavesi yapilmistir.

4- Akarköy Ilkögretim Okulu    : Ilçemize 15 Km uzaklikta bulunan  köyümüzde ilk defa 1949 yilinda   Ilkokul açilmis , 1991 yilinda  okula  ek derslikler , kat ilavesi yapilmis  ve ilkögretim okuluna dönüstürülmüstür. 2001-2002 ögretim yili içerisin okulun ahsap olan pencereleri devlet vatandas isbirligi ile PVC olarak degistirilip, yeni bir  VC yapilmistir. 2003-2004 Egitim Ögretim yili basinda  okulun çati onarimi ile dis cephe  boyasi yapilmistir.

5- Kizilkuyu Köyü Ilkögretim Okulu   : Ilçemize uzakligi 15 Km olan bu köyümüzde  ilk defa 1953 yilinda ilkokul açilmistir.  Eski olan okulun yanina ise  1990 yilinda yeni bir okul yapilarak  egitim ögretime açilmistir.  1. Kademe ögrencileri kendi okulunda, 2. kademe ögrencileri ise Akarköy ilkögretim Okuluna tasinmaktadir. 2001-2002 ögretim yili içerisinde dünya bankasi tarafindan bakim ve onarimi yapilmistir.

6- Özyurt Köyü Ilkögretim Okulu   :  Köyümüzde 1958 yilindan beri okul mevcuttur. Ilçeye yakin köylerimizden biridir. Köyün tarihi eskidir. Birinci Kademe ögrencileri kendi okulunda, 2. Kademe ögrencileri Karaman Merkez Vali Hakki Teke  Ilkögretim Okuluna yerlestirilmistir.

7-  Mecidiye Köyü Ilkögretim Okulu   : Köyde okul 1967 yilinda  yapilmistir. Eski bir okulumuzdur. Köy bir göçmen köyüdür. Ögrenci azligi nedeniyle mevcut ögrenciler Ilçemiz Piri Reis Ilkögretim Okuluna tasinmaktadir.

      8 - Karalgazi Köyü Ilkögretim Okulu   :  Ögrenci azligi nedeniyle kapali olan  bu okulumuz , 1965 yilinda  ögretime açilmistir. Ancak zamanla   ögrenci sayisi düsmüstür. Önceden Kazimkarabekir' e bagli bir çiftlik iken  sonradan bir kisim göçmenlerin , buraya gelmesiyle köy statüsünü kazanmistir.  Ögrencileri Il Milli Egitim Müdürlügü tarafindan Kisecik Kasabasina tasittirilmaktadir.

9- Sinci Köyü Ilkögretim Okulu   : Köyün Okulu 1963 yilinda açilmistir. Köy halki Karaman ‘da ikamet etmekte olup, fazla bir nüfus yoktur . Ögrenci azligindan okul kapali olup, mevcut ögrenciler Akarköy Ilkögretim Okuluna tasinmaktadir. Köyün kurulus tarihi  150-200 yil önceye dayanmaktadir.

10- Kazimkarabekir Çok Programli Lisesi  :  Ilçemizde ilk defa olarak  1956-1957 ögretim yilinda simdiki Kazimkarabekir Ilkögretim Okulunun zemin katinda Kazimkarabekir Ortaokulu  Egitim ögretime açilmis, 1966 yilinda yeni yapilan binasina tasinmis,  1980 yilinda bünyesinde ortaokul bulunan lise haline dönüstürülmüs ve ismide Kazimkarabekir Lisesi olmustur. 1991-1992 Egitim Ögretim yilinda  bünyesinde elektrik bölümü bulunan  Çok Programli Liseye dönüstürüldü. Su anda Erkek Teknik ögretim Genel Müdürlügüne bagli bir okulumuzdur.  2002 yili  içerisinde siva ve çati onarim bakimi yapilmistir.

      11- Halk Egitimi Merkezi Müdürlügü    : Halk Egitimi Merkezi Müdürlügü  Kazimkarabekir Ilçe olduktan sonra 1990 yilinda açilmis bir kurumumuzdur. Eski  Kazimkarabekir Ilkögretim Okulu Binasinda hizmetini yürütmektedir.

Ilçedeki okuma Yazma Durumu  : Ilçe Halkinin %99 ‘u okuma yazma bilmektedir    

KÂZIMKARABEKIR ILÇESININ SOSYAL DURUMU:

                        Nüfusun % 90 ‘ni  kendi evinde, % 10'nu da kirada oturmaktadir. Evler  genellikle kâr gir yapi olup,  evlerin yarisindan fazlasi tas yapidir.                                              

            Betonarme evlerin yapimina da hiz verildigi görülmektedir. Ilçede kooperatiflesme yoluyla ve sanayi  kuruluslarinca da çalisanlarinin ikameti amaciyla konut yapimi baslamis olup,  hizli bir yapilasma görülmektedir. Ilçemizde bulunan yapilarin çogunu yine Ilçemize has olan (Kasaba tasi) bir tastan yapilmistir. Sadece ilçemizde yer altindan çikartilan bu tas yer altinda 4-5 Cm kalinliginda tabakalar halinde bulunmakta, ilk çikarildiginda yumusak oldugu için kolay islenebilmektedir. Daha sonra sertlesen bu tas, yapi için uygun bir malzemedir.

            Ilçe nüfusu genellikle mazbut bir hayat sürmektedir. Buna ragmen  ilçenin  Konya-Karaman Devlet yolu üzerinde olmasi, gerek ilçe merkezinde gerekse köylerde yurt  disinda çalisanlarin bulunmasi ve Ilçede bir yüksek okulun açilmis olmasi halkin degisim ve gelisimlere yabanci kalmasini engellemektedir.

            Ilçe halki gelenek ve göreneklerine baglidir. Ancak, modern bir görünüm hem  ilçe merkezinde hem de köylerde göze çarpmaktadir.

            Nüfusun büyük bir çogunlugunun tarim  ile ugrasmasi  modern  tarim  tekniklerinin kullanilmasi gizligi issizligi ortaya çikmasina neden olmaktadir. Kadinlar genellikle  ev islerinin  yaninda evlerde yapilan  ev  besiciliginde ve kendi  tarlalarinda  çalismaktadir.  Nüfusun küçük bir bölümü küçük el sanatlari ve esnaflik yapmakta,  Ilçede  kismen  de  olsa  is gücü sanayi kesiminde çalismaya baslamistir.

GELENEKLER 

     Hayatin önemli geçis dönemlerinden biri olan evlenme olayinda yasanan, toplumun kültür hayatini yansitan bir çok gelenek ve görenek vardir. Bu gelenek görenek, kilik kiyafetten çeyize, oynanan oyunlardan söylenen türkülere, takilan hediyelerden yenilen yemeklere kadar çok genis bir alani kapsamaktadir.

Evliligin temel amaci bir aile olusturmaktir. Bir çok kisinin katilimiyla gerçeklestirilen evlilik töreni toplumun geleneksel uygulamalarinin en fazla sergilendigi ortamlardan biridir .

Ilçemizde 1970'li yillara kadar evlenme törenleri, evlenecek kisilerin bayramlar, gezmeler v.s. gibi çesitli vesilelerle birbirlerini görüp begenmesiyle baslar, anne ve babanin durumdan haberdar olmasiyla harekete geçinirdi. Dügünler genellikle her evin avlusunda yapilir. Genç kizlar avlunun ortasinda tef esliginde tahta kasiklarla oynar, delikanlilar da kizlari duvar arkasindan veya damlardan seyrederler. Görme ve begenme böyle ortamlarda olurdu.

Bayramlarda ise, akraba ziyaretleri bittikten sonra, genellikle ikinci ve üçüncü günleri genç kizlar mahalle meydanlarinda çesitli oyunlarla birlikte "Çingirik" denilen bir tür dönerli tahterevalliye binerek eglenirler, delikanlilar ise bu mahallerde dolasarak begendikleri kizlari görme imkanina kavusurlardi. Ayrica bayramlarda Ilçe içinden geçen Konya-Karaman yolu üzerinde kizlar arkadaslariyla kol kola girerek, delikanlilar da yan yana yürüyerek dolasirlardi. Bu da bir görüsme vesilesiydi. Bayram eglenceleri 1980'li yillar basinda yapilmaz oldu. Bugün ise tamamen ortadan kalkti.

Görüsüp begenmenin bir diger sekli ise, mahallelerinde kapi önlerinde toplanip elisi yapan genç kizlarin yakinindan delikanli /delikanlilar devamli gelip geçerek begenmis oldugunu açiga vururdu.

Ilçe toplumunun siki ahlak ve din kurallari aleni bir hareketin yapilmasina imkan birakmadigi için bu tür sakli yöntemlerle evlenilecek kiz seçilirdi. Yukarida sayilan görme, begenme adetleri günümüzde tamamen ortadan kalkmis olup, daha çok sehir usulüne göre evlilikler yapilmaktadir.

Bahsedilen vesilelerle birbirini taniyan ve begenen gençlerin durumu ya delikanli tarafindan yada komsu-akraba tarafindan anne babaya haber edilir, kiz isteme ve söz kesme olayi bundan sonra baslardi. Kiz istemeden önce aileden veya komsulardan yasli, lafi sözü dinlenir kadinlar kiz evinin agzini aramak için bir veya birkaç defa çesitli bahanelerle gönderilir. Durumu kiz tarafinin kadinlarina duyururlar. Kiz tarafi bu istegi kizin babasina veya ailenin büyüklerine bildirir. Uygun görülürse gelen aracilara "Nasipse olur " ," Allah yazdiysa ne diyelim " seklinde karsilik verilir. Buna halk arasinda "Yumusaklik verme" denir. Bu durum kiz tarafinin gönüllü olduguna gösterge sayilir, erkek tarafi da "Falan gün aksami size oturmaya gelecegiz " diye haber gönderir. O gün aksam kiz tarafinin yaslilari da hazir bulunurlar. Kiz istemeye gidecek erkek tarafi da yanlarinda ailelerinin büyüklerinden bazilarini götürmeye özen gösterir . Selamlasma, hos bes ve hal hatir sormadan sonra erkek tarafinin yaslilarindan biri " Allah'in izni, peygamberin kavliyle kizinizi oglumuza istemeye geldik, ne dersiniz ?" diye söze baslar ve kiz istenir. Kiz tarafi daha önce verdigi yumusakligin geregi olarak "nasipse olur ,hayirlisiysa olsun " seklinde karsilik verir ve düsünme müddeti ister. Izzet ikramdan sonra misafirler izin isteyerek kalkarlar.

Ikinci gidiste genellikle istek ve talepler dile getirilir. Oglan tarafinin yapacagi ziynet, ev esyasi, çeyiz ve kiza "Nikah alti" adiyla verilen tarla miktari tespit edilir. Genellikle yogun pazarliklar olur, yaslilarin idaresinde ve anlastirmasiyla bir karara varilir ve nisan için gün belirlenerek kiz evinden ayrilirlar. Nisan gününden önce kiz ve oglanin anne-babasi ve yakin akrabalari toplanir, il merkezine alisverise gider. Burada kiza ve oglana yüzük, elbise ve kiza takilacak altinlari alirlar. Buna "Galin bozma" adi verilir . Bu islem tamamlandiktan sonra nisan için akrabalar ve komsular ev ev gezilerek davet edilir. "Filan gün nisanimiz var, buydun" diye davet ederken söylenir.

NISAN

Nisan aksami kiz tarafinin davetlileri kiz evinde toplanirlar. Oglan tarafinin davetlileri oglan evinden topluca kiz evine giderler. Beraberlerinde kiz için yapilan altinlari, bohça içinde elbiseleri de götürürler. Bohçalar kiz evinde toplanan erkekler huzurunda açilir, takilar ise kadinlar tarafindan geline takilir. Kadinlar genellikle evin avlusunda toplanirlar. Damat erkeklerin ellerini öper, sonra kadinlarin yanina gelir. Orada geline ve damada yüzükleri takilir. Ardindan oglan evinden gelen lokum ve bisküvi yenir, defle, kasikla oynayarak kadinlar eglenir.

Nisan dügün merasimleri, damat adaylari için gizlice genç kizlara bakabilecekleri ortamlari hazirlar. Genellikle gece yapilan bu tür eglenceler gölgeli yerlerden ve duvar araklarindan göze batmadan bakabilmeyi saglar.

Böylece nisan merasimi tamamlanmis, gençler nisanlanmis olur. Nisandan sonra nisanli çift birbirine gösterilmez. Günümüzde aileler bu konuda gençlere fazla kisitlama getirmemekteler.

Nisandan sonra aileler arasinda karsilikli ziyaretler devam eder daha çok oglan tarafi kiz tarafini ziyaret eder. Bu ziyaretler esnasinda dügün hazirliklari ve dügün tarihi konularinda görüsülür. Dügün tarihi genellikle ilçenin ekonomik yapisina uygun olarak islerin bitimi olan harman sonuna, bag bozumu sonuna denk getirilir. Yani çogunlukla güz aylarinda dügün yapmak tercih edilir. Büyükler bebekleri ve çocuklari severken "Ömrün uzun olsun, dügünün güzün olsun demeleri yaygin gelenegin sevgiyle dile getirilmesinden baska bir sey degildir. Nisanlilik devresine Kurban Bayrami rast gelirse oglan tarafi bir Koçu kiz tarafina hediye eder. Koç boya ve kurdelelerle süslenir, alnina da altinlar baglanarak davul zurna esliginde götürülür. Bu koç ister kiz evi tarafindan degerlendirilir, isterse dügünden sonra gelinin olmak kaydiyla geri gönderilir.

Nisanli kalindigi sürede oglan tarafi kiz evini ziyaretlerinde hediye götürmeye dikkat eder. Ayrica bu süre içerisinde komsu ve akrabalardan birinin dügünü olursa bu dügün içinde gelin kiza hediye edilmek üzere "In atma" töreni yapilir. Bu tören için komsu ve akrabalar özellikle davet edilir. Davetliler yakinlik derecelerine göre çesitli boy ve ebatlarda kumas, pazen, kadife türü hediyeler getirirler. Dügün alanina gerilen bir ip üzerine bu kumaslar atilir.

Bu döneme bayram denk gelmis isi bayramda, gelmemis ise uygun bir günde damat ve arkadaslari kiz evine aksam yemegine davet edilir. Yemek bitince sofra toplanmadan önce damat ve arkadaslari sofra bezinin içine hediye babinda para atarlar. Sofra bezi bu haliyle toplanir. Evlenecek olan kiz ise yakin akrabalari ve komsulari aksam yemegine davet eder.

DÜGÜN

Ilçemizde dügünler genellikle Sali ve Persembe günü baslar. Tespit edilen günde baslayan dügünler üç gün sürer. Birinci gün oglan dügünü, ikinci gün kiz dügünü, üçüncü gün ise gelin alma günüdür. Dügün için her iki taraf akrabalarini ve komsularini yakinlik derecesine göre havlu, entarilik, yeleklik, takim elbiselik kumas hediye ederek davet eder. Buna "Okuntu" denir. Okuntunun degerine göre de davetliler hediye getirir. Dügünler Davul- Düdük (Klarnet) esliginde yapilir. Davul- Düdük Karaman'da bu isi sanat haline getirmis, "Aptal" denilen (Çingene olmayan, Türklerin çalgici zümresinden bir oymak) kisiler tarafindan üç gün boyunca çalinir.

l.GÜN : (Oglan Dügünü ) Ilk is dügün evinin dis kapisina tepesine sogan geçirilmis bir direge bayrak dikilmesidir. Bu bayrak üç gün boyunca orada dikili kalir. Üçüncü gün, oglan evinin gelin alma için tertip ettigi konvoyda elde tasinir.

Bayragin muhafazasi çok önemlidir. Sagdiç bayragi korumakla vazifelidir. Bayrak gençler tarafindan kaçirilirsa damadin babasi tarafindan bahsis verilerek kurtarilir. Bayrak kurtarilmadan gelin almaya gidilemez.

Oglan evinde davetlilere ögle ve aksam yemegi verilir. Yemekler bir asçi tarafindan hazirlanir. Sabah erken vakitlerde yemek pisirilmeye baslanir. Ögleye yakin pisen yemeklerin tadina bakan oglan tarafinin bir erkegi ahçiya bahsis verir. Yemek, etli bamya, patlican kebap, yahni, yogurtlu çorba ve çesitli tatlilardan olusur. Ögleye dogru gelinin yatagi, aksam kiz evinde gelinin arkadaslariyla yiyecegi çerezler, ertesi gün kiz evinde pisecek yemeklerin malzemesi olan bulgur, un, nohut, et, pekmez, sogan, yogurt, kasik v.s. bir traktör römorkunda davulcularla birlikte kiz evine gönderilir. Götürülen bu malzemeye "Tohum-Gavut" denir. Birkaç büyük ve birkaç çocuk ta beraber gider. Orada bir çay içip dönerler. Kiz evinden çalgicilarin aletlerine bahsis niyetiyle havlu veya mendil baglanir.

Ikindi namazindan sonra oglan evinin kadinlari; en önde davul ve düdük, arkasinda çocuklar, arkasinda oglan evinin yengeleri (müstakbel gelinin büyük eltiIeri ,görümceleri ) arkada da diger misafirler kolkola girip siralanirlar. Ilçede bulunan yedi camiinin önünden ve ana caddelerden geçerek kiz evine giderler. Bu yedi camiinin ve belli basli dört yolun kesistigi yerlerden geçilmedigi takdirde evlenen çiftin çocugunun olmayacagina inanilir. Birinci gün bu sekilde kiz evine gitmeye "Mübareke" adi verilir. Yengeler kiz evine gelirken ellerinde bohçalarla gelirler. Bu bohçalarda gelin kizin giyecekleri, oglan tarafinin kizin ailesinin büyüklerine yaptigi hediyeler bulunur. Kiz evinde bohçalar açilir, bakilir, tele serilir, kiz evi toplar. Boyali seker dagitilir. Daha önce nisanda gelin ve damada yüzükler takilmamis ise bu arada yüzüklerde takilir. Kiz tarafi damada, oglan tarafi geline para takar. Oglan tarafi geri döner aksam yemeginden sonra ise kiz tarafi oglan evine mübarekeye gider. Burada eglence de yapilir. Dügünlerde en çok söylenen türküler;

- Konyali

- Hey gaziler

- Aslan Mustafam

- Kalenin bedenleri" dir.

2.GÜN : (Kiz dügünü ) Kiz evinde dügün günü erken saatlerden itibaren yemek hazirlanmaya baslanir. Oglan evinden bir yatak, bir yorgan, bir yastik, kina, davul-düdük, çocuk ve büyüklerden olusan bir grup refakatinde traktör römorku da ögleden önce getirilir. Davul ve düdük burada kalip aksama kadar çalar. Gelin, arkadaslari ve oglan evinden gelen genç kizlarla beraber hamama gider. Hamamda senlik yapilir, gazoz içilir. Hamamci gelin kizin ayakkabisini veya çantasini saklarsa bahsis vererek kurtarirlar. Hamamdan çikanlar kiz evine giderler, orda ögle yemeklerini yerler. Gelin kiz süslenir. Ikindi ezanindan sonra davetliler kiz evinde birikmeye baslar. Damat ile damadin ailesine yapilan hediyelerin biilundugu bohçalar kiz evi tarafindan sokaklardan gezdirilerek oglan evine götürülür. Bu esyalar bahçede bulunan bir ipe veya tele atilir, gösterilir; oglan evi tarafindan toplanir. Misafirlere boyali seker tutulur. Kisa bir süre sonra kiz evi geri döner. Dönmeden kiz tarafi oglan evini yahni ve çorba yemege davet eder. Davulla birlikte kiz evine dönülür. Aksam yemegi kiz evinde yenir ve yemekte mutlaka tahta kasik kullanilir. Genç kizlar tahta kasik çalarlar. (Kizin anne-babasi sag ise çalinir, sag degilse çalinmaz) Yemekten sonra oyunlar oynanir, senlik yapilir. Yatsi ezanindan sonra davulcu oglan evine gider, beraberinde çakma/car giyinmis ellerinde kinalar olan yengeler oldugu halde geri döner. Çakma giydirilmis gelinin yüzüne yengeler gelirken pullu örtülür. Hey Gaziler türküsü çagrilarak oglan tarafi karsilanir. Yengeler gelinin yüzünü kibleye dogru çevirerek ellerine kina yakarlar. Kinalar tülbent veya kirmizi esarp ile sarilir, gelin el öptükten sonra eglence devam eder. Oglan tarafi geri dönerken davulcuda beraber gider.

Gündüz oglan evinden gelen çerez gece geç vakit ev halkina dagitilir. Gelin kiz büyüklerin ellerini öper, pijamalarini giyer, aptes alir. Gelin kizin ayaginin altina bakir tabak konur, kina gelinin bakir legeninin içinde karilir. (Kuvvetli olmasi için ) Gelin kizi aglatmaya çalisirlar türkü ve ilahilerle kina yakilir. Kinayi, annesi babasi olan bir kiz arkadasi yakar. Gelin o gece kiz arkadaslariyla birlikte yatar. Aksam yengeler geline kina yakarken kiz tarafindan oglan tarafina 3-4 erkek ve bir fakir kadinla damada kina gönderilir. Orada damada da bu kina yakilir. Dua okuyan bir hoca tarafindan, damat ile birlikte yigitbasina ve sagdiça da kina yakilir. Buna "Pasa" denir. Pasaya gidenlere oglan evinde bahsis verilir ve yüzleri köz karasi ile karalanir .

Ayrica yengeler kina yakarken "Efe" düzülür. Yani, kadinlardan biri erkek kiligina girerek türlü oyunlar yapar ve ahaliyi eglendirir.

3.GÜN : (Gelin alma ) Kiz tarafi davul ve düdükle kalkar oglan tarafina ev dösemeye gider. Ev dösenir. Damat avlu da senlikle tiras edilir. Tirastan sonra kiz tarafindan damadin giyecekleri davul düdükle götürülür. Buna "Galehat" denir. Bu grup oglan evine geldigi zaman hiç konusmadan geri dönerler. Bunun sebebi gelinin büyüklerine saygili olmasi, karsi gelmemesi için yapilir. Bu arada da kiz evinde gelin kiz da süslenir. Ögle namazindan sonra oglan evi gelin almaya gitmek için arabalari süsleyerek hazirlar. Yengeler çakma ve carlarini giyinmislerdir. Gelin almaya giderken davul, düdük ve bayrak mutlaka bulunur. Onlar gelin almaya gittikten sonra damat, yigitbasi ve sagdiç damda süslü sandalyelere oturup beklerler. Damadin cebinde bozuk para ve seker bulunur. Yigitbasinin elinde güdük testi içinde nohut, bugday ve para vardir. Avluda da yüzerlik yakilir.

Kiz evinde ise, babasi kirmizi ve yesil kusaklari gelinin beline baglar. Selavatlar okuyarak ve dönerek. Gelinliginin üzerine manto giydirilir. Oglan evinin yengeleri geldiklerinde bakir tabak, mih ve maya isterler. Arkadaslari gelini eve kapatir. Sandigin üstüne kiz evinden biri bahsis almak üzere oturur. Bahsis alindiktan sonra gelin yengelere teslim edilir. Gelin arabaya bindirildiginde kayinpeder öne, yengeler gelini ortalarina alarak arkaya sagli sollu otururlar. Gelin arabaya bindikten sonra Hoca dua eder. Orada bulunan ahali ise amin der. Konvoy oglan evine giderken yol uzatilarak pek çok sokaktan geçilir. Gelin arabasinin önü pek çok defa kesilir. Kesenlere bahsis verilerek yola devam edilir. Gelin oglan evine gelince damat ayaga kalkar, gelin arabadan inmez ve kaynanayi çagirirlar. Kaynana "inmelik" verince gelin arabadan iner. Güdük testi yere atilarak kirilir, içindekileri çocuklar kapisir. Damat ile Yigitbasi asagiya iner, yenge önde damat arkada gelinin yanina kadar gelirler. Damat gelinin koltuguna girer. Önlerine kurban kesilir. Arkasindan sise kirilir. Çekemeyenler çatlasin diye. Yüzerlik yakilmaya devam edilir. Damat gelini içeriye alinca hediyesini takip geri çikar . Damada büyükler para takar. Buna "Koltuk" denir. Koltuktan sonra damat yigitbasiyla beraber mezarlik ziyaretine gider. Aksam ezanina yakin damat eve ayna çakmaya gelir. Gelinle birlikte gelin odasina ayna çakarlar.

Yatsi namazindan sonra nikah kiyilir. Hoca evlenenlere 32 farzi sorar. Hocaya hediye olarak havlu, çorap verilir.

Gelin kiza aksam yemegi getirilince, gelin ekmegin arasina bahsis koyar.

Yigitbasina ise bir çift çorap, havlu ve kiz evinden gelen baklava verilir. Dügünün basindan sonuna kadar damadin ayakkabilari yigitbasi tarafindan korunur. Gençler saklamak için sürekli firsat kollar. Saklayacak olursa bahsis almadan vermezler. Ayakkabilari koruyamamak yigitbasi için hiç hos olmaz, dalga geçilmesine neden olur.

Simdi artik kullanilmayan, ancak geçmis yillarda evlenme çagina gelen gençlerin evlenme isteklerini belli eden davranislari söyle idi :

- Kizlarin çalimla, tafra ile is görmeleri.

- Erkeklerin, üç gün üst üste minareden sabah ezani okumasi.

- Pilava kasik saplamasi.

- Babasinin ayakkabisini esige çakmasi.

Dügünlerde söylenen Heygaziler türküsünün sözleri asagidadir.

HEY GAZILER

Hey gaziler, yol gaziler

Aman, aman

Yolda yolcum var benim.

Açil açil daglar, yol verin beyler Aman, aman

Yolda yolcum var benim.

Daglar, taslar, uçanda kuslar Aman, aman

Yolda yolcum var benim.

Açil açil daglar, yol verin beyler Aman, aman

Yolda yolcuin var benim.

Elinizden elinizden kurtulsaydim dilinizden Yesil basli ördek olsam

Aman, aman

Su içmezdim gölünüzden.

Açil açil daglar,

Aman, aman

Yolda yolcum var benim.

Vardim yarin bahçesine

Gül dibinde gülü var.

Aman, aman

Açil açil daglar yol verin beyler

Aman, aman

Yagmada yagmur, esmede rüzgar

Yolda yolcum var benim,

Aman, aman

Açil açil daglar, yol verin beyler

Yolda yolcum var benim

 
 
 
MADEN VE YERALTI KAYNAKLARI

1- Obruktepe Tasocagi

2- Muroglutepesi Tasocagi

3- Tavukderesi Ariyetocagi

4- Seytankaya Deresi Ariyetocagi

5- Kizilkuyu Kasabayolu mevki ariyet ocagi

KASABA TASI  :

Dünyada sadece Ilçemizde mevcut olan Kasaba Tasi yerin 3-10 m. arasinda kademe kademe felekle çikarilmaktadir. Toprakla tas arasinda bulunan say tabaka alindiktan sonra tasa ulasilmaktadir. Ocaktan tasi çikarmak için yogun bir is gücü gerekmektedir. Ayrica Kasaba Tasiyla insaat yapmak özel bir ustalik gerektirmektedir.Bu sebepten dolayi son zamanlarda usta bulunamadigi ve tasin maliyeti yüksek oldugundan kullanilmamaktadir. Kasaba Tasiyla yurtiçi ve yurtdisinda yapilmis bir çok villa , park , çesme v.b. bulunmaktadir.

     JEOLEJIK YAPISI:

            Bu Bölge, Hersinien orojenizinden etkilenmis, alp orojenezi ile esas seklini almistir. Alp orojenezi ile saha bütünü ile tekrar tektonik tesirlere maruz kalmistir. Neojende Karaman civari denizsel ve gölsel tortulanmalar arasinda bir sinir teskel etmistir. Kabaca bir sinir belirleyecek olursak Karamanin güney kesimleri Akdeniz havzasindan gelmis olan büyük trangresyonlarin tesiri ile denizsel, Kazimkarabekirin de içinde bulundugu kuzey kesimleri ise, Orta ve Bati Anadolunun çok genis kisimlarini etkisi altina almis gölsel (laküstr) kalker seriyeleri kaplamistir. Büyük bir ihtimalle Kazimkarabekir taslari neojenin baslarinda tortulanmaya baslamis ve pliyojende bu tortulanmasini tamamlamistir. 

 
 
   
 ATATÜRK ÖZEL
 K.K.BEKİR ÖZEL
Doðrudan Baþbakanlýk Türk-Ýþ Kurumu Sosyal Yardýmlaþma ve Dayanýþma Genel Müdürlüðü Eðitime % 100 Destek Haydi Kýzlar Okula Bilgisayarlý Eðitime Destek Yaþasýn Okulumuz   eðitim.gov.tr  

 T.C. KAZIMKARABEKİR KAYMAKAMLIĞI HÜKÜMET KONAĞI KAT:2 KAZIMKARABEKİR / KARAMAN

                                                                  Tel : 0 338 311 20 02       E-MAİL:kazimkarabekir@kazimkarabekir.gov.tr

© 2007 Her Hakkı Saklıdır. Siteyi Tasarlayan: Mehmet PİŞKİN mehmetpi@gmail.com